Antalya Gıda Topluluğu, “Bülent Şık’ın Yanındayız ve Yanında Olmaya Devam Edeceğiz.” başlığı ile bir açıklama yaptı.

Açıklamada, Bülent Şık’a, Sağlık Bakanlığı’nın suç duyurusu sonucu 5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldığı belirtilerek,”Sağlık Bakanlığı, sorumluluğunu yerine getiren ve vicdanının sesini dinleyen bir bilim insanına dava açmak yerine görevini yerine getirmelidir.” vugusu yapıldı.

Bülent Şık’ın Yanındayız ve Yanında Olmaya Devam Edeceğiz

2011-2016 yılları arasında yürütülen “Kocaeli, Antalya, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli İllerinde Çevresel Faktörlerin ve Sağlık Üzerine Etkilerinin Değerlendirilmesi Projesi” adlı araştırmanın sonuçlarını Sağlık Bakanlığı yayınlamadığı ve sonuçlara dair bir önlem almadığı için bilim insanı sorumluluğuyla bu raporları halkın bilgilenmesi için kamuoyuna duyuran topluluğumuz üyesi ve arkadaşımız Bülent Şık’a, Sağlık Bakanlığı’nın suç duyurusu sonucu 5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Sağlık Bakanlığı, sorumluluğunu yerine getiren ve vicdanının sesini dinleyen bir bilim insanına dava açmak yerine şu sorulara cevap vermelidir:

“1-Adı geçen bölgelerde havadaki toz parçacıklarına (PM) yapışan ve solunum yoluyla bünyemize aldığımız kanserojen kimyasalların araştırılması yapıldı mı? Yapıldıysa sonucu ne oldu?

2- Projenin yürütüldüğü bu illerde bir yılın kaç gününde Dünya Sağlık Örgütü’nün kabul ettiği hava kirliliği değerleri aşıldı?

3- Alınan gıda numunelerin yüzde kaçında maksimum kalıntı sınırını aşan pestisitler tespit edildi? Gıda ürününde maksimum kalıntı sınırının altında kalan ancak birden fazla sayıda pestisit içeren numunelerin yüzdesi ne kadardır?

4- Yer altı sularında pestisit ve kalıntıları tespit edildi mi? Edildi ise miktarı nedir? Sularda ve bu bölgelerde üretilen gıda maddelerinde arsenik ve benzeri ağır metal ve eser elementler tespit edildi mi? Eğer edildiyse ne gibi önlemler alındı?

5-Araştırma sonunda bütün çalışmalar üst üste konularak bir haritalama tekniği ile kanser vakalarının yoğun olduğu bölgelerde kanserojen-kimyasal kirliliğinin de yoğun olup olmadığına bakıldı mı? Bakıldıysa sonuçları nedir?

6-Klasik modelde bir kimyasalın miktarı azaldıkça zararlı etkisinin de azalacağı kabul edilir. Oysa hormonal sistem bozucu kimyasalların zararlı etkisi düşük dozlara doğru gidildikçe daha çok artış göstermektedir. Çalışmada gıda ürünlerinde saptanan pestisitlerin hormonal sistem bozucu nitelikte olup olmadığı incelendi mi?

7-Çalışmanın kapsadığı illerde kanser sıklığı ve kansere bağlı ölümler ülke ve dünya ortalamalarına göre nasıl bir değişim izliyor, takip edildi mi?

8-Projeden elde edilen bilgiler doğrultusunda bu bölgelerde herhangi bir önlem alındı mı? Alındıysa nedir?”*

Antalya Gıda Topluluğu

*TTB Merkez Konseyi Halk Sağlığı Kolu’nun yaptığı açıklamadan alınmıştır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here