En uzun koşuysa elbet
Türkiye’de de Devrim
O, onun en güzel yüz metresini koştu
En sekmez luverin namlusundan fırlayarak …

En hızlısıydı hepimizin,
En önce göğüsledi ipi…
Acıyorsam sana anam avradım olsun
Ama aşk olsun sana çocuk, Aşk olsun…

( Can Yücel – Bizim Deniz)

Can Yücel’in Denizi, hepimizin Deniz’i…

Ama şimdi anlatacağım Deniz; Bizim Deniz, benim sevgili, minicik, yeğenim Deniz… Bizim Deniz, Henüz iki yaşını bile doldurmadı. Ancak kımıl kımıl, bir dakika bile yerinde duramıyor. Saatlerce ıgılarla mıgılarla, jestlerle, mimiklerle… bizimle sohbet ediyor.

Her şeyi anlıyor, çok şey anlatıyor.

Dünya güzeli bir çocuk, gözlerinden sevgi fışkırıyor.

Ve…

Her şey bir temmuz günü oldu.

Şeriatçı çetelerin yerle bir ettiği Kobane’ye, Kobaneli çocuklara oyuncak götüren gencecik kardeşlerimin ortasında, Suruç’ta bir canlı bomba kendini patlattı ve kırka yakın dünya güzeli kardeşim, kız kardeşim, yoldaşım hayatlarını kaybetti.

Her şey bir temmuz günü oldu.

Sonrası daha ağır geldi. Cizre’de, Silopi’de, İdil’de, Sur’da, Varto’da, Derik’te, Nusaybin’de, Silvan’da, Bismil’de; Dargeçit’te, Yüksekova’da…evlerde, bodrumlarda, sokaklarda… yüzlerce insan öldürüldü.

Her şey bir temmuz günü oldu.

Sonrası daha ağır geldi. Evler, camiler, kiliseler, dükkânlar…yakıldı, yıkıldı. İnsanlar işinden, aşından, ekmeğinden…edildi.

Barbarlığın sınırı aşıldı.

Her şey bir temmuz günü oldu.

Sonrası daha ağır geldi. Ekin Van kardeşimin çıplak bedenini sokaklarda teşhir ettiler. Cemile’nin cesedi kokmasın diye derin dondurucuda günlerce saklandı. Sağlık emekçisi Aziz kardeşim, sokaktaki yaralıyı almak isterken keskin nişancılar tarafından öldürüldü. Taybet Ana’nın cesedi günlerce sokakta kaldı. Keskin nişancıların hedefi olmamak için, cesedin yanına gidemeyen çocukları uzaktan bağırarak, annelerinin başına üşüşen kargaları kovdular.

Okul gecelerinde Nazım’dan şiirler okuyan dünya güzeli Rozerin kardeşimin cesedi bile yok.

Her şey bir temmuz günü oldu.

Sonrası daha ağır geldi. Cizre’de, bodrumlarda, yüzlerce insanı bütün dünyanın gözü önünde göz göre göre öldürdüler. Hiçbirimiz hiçbir şey yapamadık. Yapacağımız en iyi şey, basın açıklaması yapmak ya da yürümekti. Bunu her yaptığımızda, portakal gazı yedik, gaz bombasının dumanı içinde kaybolduk. Dövüldük, yerlerde sürüklendik, göz altına alındık, tutuklandık.

Her şey bir temmuz günü oldu.

Sonrası daha ağır geldi. Alanya’da, Manavgat’ta, Fethiye’de, Kırşehir’de onlarca işyeri yakıldı. İnsanların ‘ekmek tekneleri’ yok edildi.

Alanya’da işyeri yakılan bir kardeşimin sözleri kulaklarımdadır:’ Küçüktüm, köyümüzü yaktılar, yıllar sonra gittim, evimize uzaktan baktım. Evimizi yıkıyorlardı. Evimizin duvar taşlarını bir traktöre yükleyip götürdüler. Taşlar şimdi köyümüzün yakınındaki jandarma karakolunun duvarlarındadır. Ordan buraya geldik. Burdan nereye gidelim…?’

Dedi, cümlesini bitiremedi.

Her şey bir temmuz günü oldu.

Sonrası daha ağır geldi. 10 Ekim Ankara geldi. Güzel Öğretmenim Şirin’i, kara gözlü oğlum Veysel’i, Canberk’i, Gülbahar’ı, Ata Önder’i, Gökmen Öğretmenimi, Niyazi Hoca’mı, Korkmaz’ı, Dicle’yi, Sevim’i, Yılmaz’ı, Uygar’ı, Serdar’ı, Gülhan’ı, Ebru’yu, Onur’u, Umut’u, Gözde’yi …aldı götürdü bizden katiller.

İlk politik okumam 1976’nın ilkbaharına denk gelir. O gün bugündür kavganın içindeyim. Anlayacağınız kırk yıllık sosyalistim. Umudumu hiç yitirmedim. Hep hayatın ve doğanın diyalektiğine inandım.1980’leri, 1990’ları yaşadım. Ömrümde ilk kez kendimi bu kadar çaresiz hissetim. Acımı içime attım. Üzüldükçe, öfkelendikçe Deniz’e koştum. Ona sarıldım, onu kokladım, öptüm.

Acımı dindirdim.

Ağrımı dindirdim.

Mayıs – 2016

Antalya

2 YORUMLAR

  1. Dost, kaleminin anlam derinliği her yazıda daha da çoğalsın, kalemine sağlık. Yazdığın yitimler ve acılar, biz daha dünyaya gelmeden Koçgiri’de, Sason’da, Ağrı’da, Dersim’de de yaşandı…
    Lakin yaşamın diyalektiği içinde, çaresizliğin hüküm sürdüğü her anda, bir çıkış yolu vardır ve her dem olacaktır

  2. Bu acılı günleri yaşadık ve yaşanmaya da devam edecek. Ama “acılar tuluhaşre kadar sürmez, bir gün sabah olur” diyen şairler olduğunca umutlarımız da hep sürecek. Eline sağlık Nusret GÜRGÖZ.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here