Antalya Kadın Platformu, 4 yıl önce boşandığı erkek tarafından vahşice öldürülen Emine Bulut için Attalos Meydanı’nda eylem yaptı.

“Biz Kadınlar Öldürülmek İstemiyoruz.” pankartı arkasında toplanan Antalya Kadın Platformu üyeleri adına basın açıklamasını okuyan Bahar Özkan, “Son yıllarda kadına karşı şiddet ve kadın cinayetleri eğitimli, eğitimsiz, köylü, kentli, genç, yaşlı kadın demeden sistematik bir şekilde artmaktadır. 2018 yılında 440 kadın, son 19 ayda 652 kadın, geçtiğimiz Temmuz ayında ise 31 kadın erkekler tarafından vahşice katledildi.
Bahar Özkan, “Yine en son Kırıkkale’de 18 Ağustos’ta Menderes Caddesi’ndeki bir kafede Fedai Baran, 4 yıl önce boşandığı eski eşi Emine Bulut’u kızının gözü önünde vahşice vücudunun çeşitli yerlerinden bıçaklayarak katletti. Emine Bulut’un ‘’Ölmek istemiyorum’’ diyen çığlıklarına, kızının ‘’lütfen ölme anne’’ feryatlarına duyarsız kalmak insanlık onuruna yakışmaz, sessiz kalınamaz.” dedi.

İstanbul sözleşmesinin temel alınması gerektiğini vurgulayan Bahar Özkan “Kadınların Öldürülmediği, Çocukların Güldüğü Bir Türkiye Mümkün! Hayatta bazı mutlak yasaklar vardır: insanın insana eziyeti; işkence mutlak yasaktır. Tüm dünya bunu kabul eder. Kadına yönelik suçlar konusunda da böyledir; Şiddeti “normalleştirmek” yasaktır. Şiddeti, “gelenekle” açıklamak yasaktır. Her nerede olursa olsun, kimi toplumsal değerlere göre mahrem sayılan aile içerisinde de kadınların başta yaşam hakları için İstanbul sözleşmesinde de temel alındığı gibi toplumsal cinsiyet eşitliği esastır.” şeklinde konuştu.

YETER ARTIK!!!!! ERKEK ŞİDDETİ SON BULSUN!!!!
Son yıllarda kadına karşı şiddet ve kadın cinayetleri eğitimli, eğitimsiz, köylü, kentli, genç, yaşlı kadın demeden sistematik bir şekilde artmaktadır. 2018 yılında 440 kadın,son 19 ayda 652 kadın,geçtiğimiz Temmuz ayında ise 31 kadın erkekler tarafından vahşice katledildi.

Kadınlara yönelik cinayetler, katliam boyutlarına ulaşmışken bu konuda alınan önlemler ve yaptırımlar son derece yetersiz Katiller yargıdan haksız tahrik indirimleri alarak çok az cezalarla kurtuluyorlar ve öldürmek için cesaret buluyorlar. Erkeklerin öfkelerini boşalttıkları en bedelsiz aracı durumundaki kadınlar, mahkemelerde konuşamıyorlar ama katillerin zina suçlamaları haksız tahrik uygulanması için yeterli kanıt sayılıyor.

Bilinmelidir ki kadın cinayetleri ve tecavüz münferit değil, sistematiktir.

Neden; eğitimsizlik, sapıklık veya kültürel değil, erkek egemen politikalardır.

Kadına yönelik şiddet; kadınların emeklerini ve bedenlerini baskı altına almak ve denetlemenin en doğrudan aracıdır.

Hayati risk nedeniyle koruma talep eden kadın sayısının da ürkütücü boyutlara ulaştığı ortaya çıktı. Koruma altındaki kadınların bile öldürüldüğü bir ülkede kadın bakanlığının olmaması utanç vericidir.
En son Kırıkkale’de 18 Ağustos’ta Menderes Caddesi’ndeki bir kafede Fedai Baran, 4 yıl önce boşandığı eski eşi Emine Bulut’u kızının gözü önünde vahşice vücudunun çeşitli yerlerinden bıçaklayarak katletti. Emine Bulut’un ‘’Ölmek istemiyorum’’ diyen çığlıklarına, kızının ‘’lütfen ölme anne’’ feryatlarına duyarsız kalmak insanlık onuruna yakışmaz, sessiz kalınamaz.

Dünya görüşümüz ne olursa olsun, birbirimizden farklı düşündüğümüz konular olsa da, hiçbirimiz “kadınlar öldürülsün”, “çocuklar zarar görsün” diyemeyiz, demeyiz. Bu bizim insanlık onurumuzdur. İyi olan şey, bu onura, haklarına sahip çıkan sessiz kalmayan kadınların, insanların artmasıdır.

KADINLAR ARTIK SUSMAYACAKLAR SUSMAYACAKLAR
Kadına yönelik şiddetin, olağan, günlük hale gelmesinin nedeni; AKP yönetimindeki devletin, inatla, ısrarla vahşi kapitalizmin uygulamalarını hayata geçirmesi, ülkemizdeki toplumsal alandaki tüm kadın kazanımlarının bilinçli ve ısrarla yok edilmesi, özellikle dini referanslarla güçlendirerek kurumsallaştırdığı kadın düşmanı politikalarıdır.
Yaşanan vahşetin sorumlusu; kadını toplumsal alanlardan uzaklaştırmak için elinden geleni yapan kadının kimliğini yok eden, aile içine hapseden onu aile içine hapsederken bedenlerimizi namus kavramının odağına koyan anlayışı, yaşam biçimini topluma bir model olarak dayatan iktidardır.

Bugün CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, “kadına karşı şiddet ve kadın cinayetlerinin önlenmesi”ne ilişkin verdiği yasa teklifi meclise sunuldu. Tanrıkulu’nun ceza yasasında ve ceza infaz yasasında 11. maddeye “kadına karşı toplumsal cinayete ve şiddete dayalı” cümlesinin eklenmesine dair sunduğu teklif AKP ve MHP milletvekilleri tarafından red edildi.

‘’ERKEK ADALET DEĞİL GERÇEK ADALET’’
Kadınların Öldürülmediği, Çocukların Güldüğü Bir Türkiye Mümkün!!!
Hayatta bazı mutlak yasaklar vardır: insanın insana eziyeti; işkence mutlak yasaktır.Tüm dünya bunu kabul eder. Kadına yönelik suçlar konusunda da böyledir;

Şiddeti “normalleştirmek” yasaktır. Şiddeti, “gelenekle” açıklamak yasaktır.
Her nerede olursa olsun, kimi toplumsal değerlere göre mahrem sayılan aile içerisinde de kadınların başta yaşam hakları için İstanbul sözleşmesinde de temel alındığı gibi toplumsal cinsiyet eşitliği esastır.
Biz kadınlar, ülkemizdeki kadına ve çocuğa yönelen her tür şiddet son bulana ve bu topraklarda insanca eşit özgür bir yaşama ulaşana kadar mücadele etmeye,sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz.

YAŞASIN KADIN DAYANIŞMASI
ANTALYA KADIN PLATFORMU

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here