Herkeste bir bayram telaşı var. Komşularım televizyonların verdiği tarife göre tatlı yapma derdinde. Bilim ne kadar “Tatlıdan uzak durun” dese de bize bilim ters! Televizyon programları on numara başarılı. Özellikle kadınları ekran başına kilitliyor. Dünyada bu konuda yarışma olsa, bizim televizyonlar birinci sıraya yükselir. Halk açlık sınırında dolaşırken, yapılan yemek tariflerinin malzemesi bin bir çeşit. İsyan eden var mı?
Müge Anlı programı desen, dört nala kurtarıcı rolünde. İzleyenlere biraz olumsuz cümle kurayım dedim, neredeyse döveceklerdi. Öyle yürekten inanmışlar ki “Senin çocuğun kaybolsaydı, gideceğin tek yer Müge Anlı olurdu.” diyecek kadar. Belki de insanların bütün bu yalanlara inanma gereksinimi vardır. Tutunacak dal kalmayınca….

Hakimin biri avukatın etek boyunu ölçtü. Ne hakla? Çünkü avukat kadın olunca onu kontrol etme hakkının olduğunu düşünüyor. İkisi de hukuk okumuş. Yani kadın avukatın aklı en az o hakim kadar var. Bu şımarıklık niye? Neden kadının ne giyeceğine, hakimin sadece erkek olduğu için karışma hakkı oluyor?

Ordulu bir işçi çocuğu olan, Dr. Dilek Gürsoy, ilk yapay kalp nakli yapmış. Bundan dolayı da Almanya’nın en büyük ödüllerinden olan, Victress Ödülü almış. Dilek elbette Almanya’da yaşıyor. Türkiye’de doğsaydı, belki yine Dr. olabilirdi ama onu kontrol eden, etek boyunu ölçmeye kalkan biri de olabilirdi. Ayrıca laboratuara girmesi bile yasaklanabilirdi.

Dün Antalya’da yine bir kadının yüzüne kezzap atılmış. Ne hakla? Çünkü kadının yüz güzelliğini de bir erkek kontrol etmeye hakkı olduğunu düşünüyor. Bütün bunlar ne zamandan beri oluyor? Çok yakın tarihimizde, hatta günümüzde, balık baştan kokmaya başladı. Yöneticiler, ellerini kadın bedenine fazlaca uzattı. Çocuk bedenine el uzatanlara yeterli ceza verilmedi. Kadının yeri ev içidir diye tarif etmeye başladılar. Aklını kiraya verenler de şımardıkça şımardı. Bu konular salt cahillikle açıklanamaz. Bu ülkede Cumhuriyet öncesi, okuma yazma bilenlerin sayısı yüzde beşi bile bulmuyordu. Bilinçli olarak kadınlar aşağılanıyor. Çocukların elinden çocuklukları çalınıyor. Bilimsel eğitimden hızla uzaklaşılıyor. Ne ekildiyse o biçilmeye başlanıyor. Sürpriz bir durum yok.

Güney Afrika’nın yeni devlet başkanı, Cyril Ramaphosa, yeni kabinesinin yarısını kadınlardan oluşturmuş. Anlamış ki, yaşamda eşitlik olmazsa, sorunlar yumaklanır. Anlamış ki, yaşam, kadının omzunda. Anlamış ki, aklın, üretimin, başarının cinsiyetle ilgisi yok. Eşitlik sağlanamazsa her ülke yoksul, başka ülkelere muhtaç, gelişimini tamamlayamamış durumda kalır.
Bayram gelmiş neyime? Ülkem toz duman içinde. Halkım başını yastığa koyarken korku ve kaygı içinde. Kadının ve çocuğun can güvenliği tehlikede. Yine de bayramlar birleştirici, sevgi dağıtıcı, paylaşımcıdır. Fırsat bilip bir fazla kişiye ulaşmalı, dokunmalı, sevgisini alıp vermeli. Bir kaç gün de olsa yalandan etkilenen yürekleri soğutmalı. Gözlere ışık olmalı, onlardan ışık almalı. Bayramınız mutlu geçsin. Yüreğiniz uyanık olsun. Bir çocuk gözlerinize korkmadan baksın.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here