İki şey vardır ki ucu bucağı yoktur: Biri evren, diğeri insanın ahmaklığı. Ama evren hakkındaki sözlerimden emin değilim. Ve öyle bir hazin çağda yaşıyoruz ki insanlar arasındaki ön yargıyı parçalamak, atomu parçalamaktan daha zor.” Albert Einstein

Ekonomik yönden yoksul, eğitim bakımından da yoksun o kadar çok insan var ki, aldatmak isteyenler –özellikle siyasi iktidarlar- dilediği kadar ahmağı kolayca buluyorlar. Gördüklerini, duyduklarını sorgulayamayan insanlar yöneticilerin de işine geliyor. Sorunun kaynağını bilmeyen bilgisiz insanın kendilerine körü körüne bağlanacağını, örgütsüz aç insanların da onların önünde dizlerinin üstüne çöküp kendilerine yalvaracağını biliyorlar. O nedenle birey hakkı, yurttaşlık hakkı, insan hakkı yerine kul hakkı kavramını yaygınlaştırıyorlar. Kırk elli kilo kömür, iki paket makarna, bir kutu çay ve şekerle insanları onursuzlaştırıyorlar. Böyle yönetimlerin olduğu ülkelerde insanlar da yöneticilerden duydukları her şeye kayıtsız şartsız inanıyorlar. Artık onlara gerçeği anlatmak da olanaksız hale geliyor.

Olay yedi sekiz yıl önce Antalya’da, Demirciler Çarşısına yakın bir banka şubesinde yaşanır. Solak ile Berber iyi arkadaştırlar. Sık sık berber dükkânında bir araya gelmekte, havadan sudan; gelmişten geçmişten konuşmaktadırlar.

Solak, televizyondan akşam haberlerini izlerken emeklilerin aylığına yüzde otuz beş oranında zam yapıldığını duyar. Eline geçecek zamlı aylığın hesabını yapmaya başlar. Sevincinden sabahı zor eder. İlk işi bunu arkadaşı Berber’e heyecanla iletmek olur:

– Gördün mü bizim hükümeti, aylığımıza çok güzel bir zam yapmış. Bir keyif yapalım. Sana rakı ısmarlayayım, der.

Birlikte Kapalı Yol’un bitimindeki Parlak Restaurant’a gider, bir iki kadeh parlatırlar. Hesabı ödedikten sonra çakır keyif bir halde zamlı aylığı almak üzere ilgili bankanın Kalekapı Şubesine giderler. Gişedeki kadın görevli bu amcaları güler yüzle karşılar. Camlı bölmenin arkasından paralarını tek tek sayarak ellerine verir. Berber dükkânına gelir gelmez bir daha sayarlar. Solak görür ki paranın miktarı bir ay önce aldığı aylık kadardır. Arkadaşından bir de kendisinin saymasını ister. O da sayar. Bir çoğalma yoktur. Para yine eski aylığından farklı değildir. Bir hışımla bankaya girip görevli kadına çıkışırlar. Solak:

-Parayı bana eksik vermişsin. Akşam televizyonda haberlerde duydum. Emeklilerin bu günden başlayarak aylıklarını yüzde otuz beş zamlı alacaklarmış. Benim aylığım bu kadar olmamalı, der. Arkadaşı berber de onu destekler. Oysa öyle bir artış yoktur. Solak yanlış anımsamaktadır.

Banka çalışanı hesabı bir kere daha inceler. Herhangi bir yanlış gözükmemektedir. Ama hiçbir çaba, hiçbir söz bu iki arkadaşı ikna etmeye yetmez. Durum şefe ulaşır. Şefin sözleri de yetersiz kalır.

– Yahu Başbakan’dan işte bu kulaklarımla duydum. Koskoca Başbakan yalan mı söyleyecek? Siz yalan söylüyorsunuz. Paramın kalanını vermek istemiyorsunuz. Siz hırsızsınız, der.

Olay büyür, araya bankanın şube müdürü girer. Müdür:

-Öyle bir artış haberini duymadık. Biz bilmesek de sizin emekli olduğunuz sosyal güvenlik kurumundan ödeme kurumlarına, yani bankalara otomatik olarak bu artış yansır. Biz de paranızı o artışı esas alarak veririz, der.

Yine suçlamalar, bağırıp çağırmalar sürer.

İş güvenlik görevlisini aşar, polislik olur. İki polis de bunları alır karakola götürür. İkisini de nezarete atarlar. Saat on altıya kadar orada kalırlar. En sonunda bırakılırlar, ama halen ikna olmamışlardır. Onlara göre yapılan zammı banka onlara bile bile ödememiştir.

Ne derler? ‘Sarhoş ayılır ama cahil asla!’

Kıssadan hisse: ‘Bağnazlar yaratmanın en bilindik yöntemi öğretmeden inandırmaktır. Otoriter yönetim biçimlerinde hükmetme ve baskı alttan alta sessizce işler. İktidar için önemli olan kitlelerin kayıtsız şartsız her şeye rıza göstermeleri, boyun eğmeleridir. Ve köhne fikirler paslı çivilere benzer, kolay kolay yerinden sökülemez. Çok inanan ve az anlayan insan tipi en tehlikeli insan tipidir. Çünkü istediğiniz gibi yönlendirebilirsiniz, bir suç makinesi olarak kullanabilirsiniz.’

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here