Derelerin Kardeşliği Akdeniz Platformu (DEKAP) , “Antalya Hepimizin” başlıklı bir Panel/Forum gerçekleştiriyor.
20 Ocak 2018 Cumartesi Saat:13.00-17.00 arası Muratpaşa Değirmenönü Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek Panel/Forum’a bütün Antalya Halkı davetli.

Moderatörlüğünü Yard.Doç.Dr.Hafize Öztürk Türkmen’in yapacağı Panel/Forum’un konuşmacıları ise

1-Prof.Dr.Gülser Öztunalı Kayır– Kentleşme Ve Çevre Sorunları Uzmanı
2-Dr.Ümit Özcan-TMMOB Yön.Kur.Üyesi-Şehir Plancısı
3-Av.Mustafa Şahin-Antalya Kent İzleme Platformu
4-Birsen Tanyeri-Mimar-Derelerin Kardeşliği Akdeniz Platformu

ANTALYA HEPİMİZİN

Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi Antalya’da özellikle son on beş yılda kent kimliğini oluşturan değerlerini hızla yitirmektedir.

Ormanlarımız, kıyılarımız, milli parklarımız, akarsularımız, tarım arazilerimiz, yaban hayatı koruma ve geliştirme sahalarımız, meralarımız pazarlanacak meta anlayışıyla sermayeye 49 yıllığına peşkeş çekilmektedir.

Sermaye, maden , taş ocağı ve mermer çıkarmak, HES yapmak, termik ve nükleer santral kurmak, köprü ve otoyol yapmak, havaalanı inşa etmek v.b gerekçelerle ormanlarımızı, derelerimizi, tarım arazilerimizi, adeta kevgire çevirmekte yaşam alanlarından insanları ve yaban hayatı göçe zorlamaktadır.

Anayasa, yönetmelikler ve uluslararası sözleşmeler ile de korunan alanlar, son yıllarda çıkarılan KHK ‘arla “sürdürülebilir kalkınma-koruma kullanma dengesi” gibi gerekçelerle ilgili yasa ve yönetmelikler değiştirilerek tümüyle ranta açılmıştır.

Merkezi iktidar, TBMM’sini by pass ederek OHAL kararnameleriyle inşaat sektörünü ekonominin lokomotifi ilan ederek, sermayenin istediği her türlü yasal düzenlemeyi çıkarmıştır. Varlık Fonu A.Ş kurulmuş, bu fon ile sermayeye her türlü vergi muafiyeti ve kredi sağlanmıştır. Bu durum rantı en yüksek olan alanlara sermayenin akın etmesine neden olmuş ve sermaye istediği yerde istediği projeyi yapabilme olanağına kavuşmuştur. Ülkemizin birçok bölgesinde “çılgın proje” yarışları başlamıştır.

ANTALYA SAHİPSİZ DEĞİLDİR

Antalya’nın ekolojisinin baştan aşağı geri dönülmez bir şekilde tahrip olmasına neden olacak çılgın projelere seyirci kalmayacağız.

*Başta Kırkgöz olmak üzere tüm su kaynaklarımızın kurutulmasına, kirletilmesine razı olmayacağız. İçme ve kullanma Su kaynaklarının bulunduğu havzaların imara açılması, Düzlerçamı Ormanlarının kullanıma açılması, Düdenlerin “mutlak koruma sınırlarının kaldırılması” gibi kararlara ve planlara rıza göstermeyeceğiz.

*Düzlerçamı ormanlarında yer alan Güver Kanyonunun “tabiat parkı” olmaktan çıkarılmasına, Alageyiklerin ana yurdundan başka bir yere taşınmasına ve bu alanın özel şirketlerin kullanımına verilmesine asla rıza göstermeyeceğiz.

*Başta Boğaçay projesi olmak üzere Boğaçay havzasının betonlaştırılarak çevresinde yeni rant alanları yaratılmasına rıza göstermeyeceğiz.

*Konyaaltı ve Lara sahilleri halkın elinde kalan son sahiller olup, bu plajların Kıyı kanununa aykırı bir şekilde özelleştirilmesine, Kruvaziyer Liman yapılarak, betonlaştırılmasına ,1.derece Doğal SİT alanının talan edilmesine rıza göstermeyeceğiz.

*6306, 5366,5393 sayılı yasalara dayanarak Antalya’da ve daha bir çok ile uygulanan, çoğunlukla da halkın yerinden yurdundan edilmesine yol açan, halkın bilgisi olmadan hazırlanan ve halka dayatılan özünde sermaye şirketlerine çıkar sağlayan “Kentsel Dönüşüm ve Kentsel Yenileme” projelerine razı olmayacağız.

*Antalya’nın kimliğini oluşturan 1.derece SİT alanı olan FALEZ’ lerin önüne beton dolgu yapılmasına asla razı olmayacağız.

ANTALYA SERMAYENİN DEĞİLDİR

Antalya’yı doğacak çocuklarımıza, torunlarımıza, gelecek kuşaklara doğal haliyle, güzellikleriyle teslim etmek istiyoruz. Şelalelerimiz kurutulmasın istiyoruz. Alageyikler ana yurdunda yaşasın istiyoruz. Sahiller bitki örtüsüyle, börtü böceğiyle, kuşlarıyla, kum zambaklarıyla var olsun istiyoruz. Tarımla geçinen halkın tarımsal faaliyetini sürdürebilmesini, portakal bahçelerini, nar bahçelerini , seralarını koruyabilmesini istiyoruz.

Toroslardaki ormanlar, akarsular sırf daha fazla inşaata malzeme sağlasın diye delik deşik edilmesin istiyoruz. Dereler özgür akarak doğaya milyonlarca yıl olduğu gibi can versin istiyoruz.Antalya’nın ekolojisinin baştan aşağı geri dönülmez bir şekilde tahrip olmasına neden olacak çılgın projelere seyirci kalmayacağız.

ANTALYA HEPİMİZİN

DEKAP
(Derelerin Kardeşliği Akdeniz Platformu)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here