Büro Emekçileri Sendikası (BES) Antalya Şube Başkanı Devrim Mol, Vergi Haftası dolayısıyla bir basın toplantısı düzenledi. Şube binasında gerçekleştirilen basın toplantısında konuşan Devrim Mol “Büro Emekçileri sendikası olarak, her yıl olduğu gibi bu yılda Maliye Bakanlığı ve Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından tertip edilen etkinliklere katılmayarak, alternatif vergi haftası etkinlikleri düzenleme geleneğimizi devam ettireceğiz.

Büro emekçileri Sendikası olarak vergi haftası boyunca;

Her ay aldıkları maaş ve ücretler ve tükettiği mal ve hizmetlerden, vergisini peşin olarak ödeyen emekçiler ve yoksul halkımız açısından, vergiyi gönüllü olarak ödeme alışkanlıklarının arttırılmasından bahsedilemeyeceğinden hareketle, emekçiler üzerindeki vergi yükünü her geçen yıl arttıran vergi politikalarının teşhirine yönelik faaliyetler sürdüreceğiz.

Mevcut adaletsiz ve çarpık vergi sisteminin toplumun tüm kesimlerine benimsetilmesini değil doğrudan ve dolaylı vergiler yolu ile cendere altına alınan başta emekçiler ve yoksul halkımız olmak üzere tüm toplumsal kesimlere vergide adalet çağrısı yapacağız” dedi.

Siyasi iktidara ve Maliye Bakanlığına da çağrıda bulunan Devrim Mol “ ülkemizde radikal bir vergi reformu yapılması gerektiğini” ifade etti.

“Vergi gelirlerinin oluşumundan, toplanan vergilerin nereye harcandığına kadar sendikamız bu meselenin tarafıdır” diyen Devrim Mol;

“Adil bir vergi sistemi için ilk aşama da;
* Tüketilmesi zorunlu mal ve hizmetlerden alınan dolaylı vergiler kaldırılmalıdır!
* Birinci vergi dilimi %10’a düşürülmelidir!
* Açlık sınırı rakamları vergiden muaf tutulmalı, yoksulluk sınırı rakamı en alt vergi diliminden vergilendirilmelidir! (2017 Aralık yoksulluk sınırı 5.238 TL’dir.-TÜRK-İŞ)

* Bir defaya mahsus olmak üzere servet vergisi konulmalı, sonrasında herkes kazançları üzerinden adil bir vergilendirmeye tabii tutulmalıdır!

* Rant geliri ve spekülatif kazançların vergilendirilmesi sağlanmalıdır” dedi.

Değerli Basın Emekçileri;
Her yıl Şubat ayının son haftası vergi haftası olarak kutlanılmakta hafta boyunca yapılan etkinliklerle verginin toplumun tüm kesimlerine benimsetilmesi ve vergiyi gönüllü olarak ödeme alışkanlıklarının arttırılması hedeflenmektedir. 29. Vergi haftası etkinlikleri bu gün başlayacak ve ay sonuna kadar devam edecektir.

Şekilsel etkinliklerin rutin olarak tekrarının yapılacağı etkinliklerde, vergi rekortmenlerine plaket törenlerinden tutun ilkokul sırasındaki çocuklara vergi bilinci taşımaya kadar bir dizi etkinlik her yıl olduğu gibi bu yılda yapılırken maliye emekçileri de bu etkinliklerin figüranı yapılmaya çalışılacak.

Büro Emekçileri sendikası olarak, her yıl olduğu gibi bu yılda Maliye Bakanlığı ve Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından tertip edilen etkinliklere katılmayarak, alternatif vergi haftası etkinlikleri düzenleme geleneğimizi devam ettireceğiz.

Büro emekçileri Sendikası olarak vergi haftası boyunca;

Her ay aldıkları maaş ve ücretler ve tükettiği mal ve hizmetlerden, vergisini peşin olarak ödeyen emekçiler ve yoksul halkımız açısından, vergiyi gönüllü olarak ödeme alışkanlıklarının arttırılmasından bahsedilemeyeceğinden hareketle, emekçiler üzerindeki vergi yükünü her geçen yıl arttıran vergi politikalarının teşhirine yönelik faaliyetler sürdüreceğiz.

Mevcut adaletsiz ve çarpık vergi sisteminin toplumun tüm kesimlerine benimsetilmesini değil doğrudan ve dolaylı vergiler yolu ile cendere altına alınan başta emekçiler ve yoksul halkımız olmak üzere tüm toplumsal kesimlere vergide adalet çağrısı yapacağız!

Değerli basın Emekçileri;
Vergi gelirleri açısından 2017 yılı tablosu incelendiğinde ülkemizdeki vergi adaletsizliğinin geldiği boyutun yanı sıra vergi uygulamalarının emekçileri yoksullaştırmanın en etkili aracı haline geldiği görülmektedir.

2017 yılında toplanan 536 milyar verginin 360 milyar lirası dolaylı vergilerden oluşmaktadır. Dolaylı vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki oranı %70’i geçmiştir. Emekçiler ve yoksul halkımızın peşin olarak ödediği KDV’nin tahakkuk oranı 112,4 milyar lira iken tahsil edilen KDV 55,5 milyar lira olarak gerçekleşmiştir. Bu rakamlar ürkütücüdür, devlet kendisine ait bir parayı aracı mükelleflerden tahsil edemez hale gelmiştir.

Maaş ve ücret gelirlerinden alınan gelir vergisi, 67,1 milyar lira iken, kurumlar vergisi 52,9 milyar lira olarak gerçekleşmiştir. Emekçilerin patronlardan daha fazla vergi ödedikleri bir düzen 2017 yılında da devam etmiştir.

Vergi gelirleri içerisinde alkol ve tütün ürünlerinden alınan KDV ve ÖTV’nin oranı %10,1 olarak gerçekleşirken, Kurumlar vergisinin toplam vergi gelirleri içerisindeki oranı %9 dur. Bu rakamlar ülkemizdeki vergi sistemi açısından sözün bittiği yerdir. Tabiri caizse yurttaş alkol ve sigara tüketmese ülke batacak hale getirilmiştir.

ÖTV kanunu lüks tüketim ile insan sağlığına ve çevreye zararlı ürünleri vergilendirmek için çıkarılmış bir vergi iken günümüzde doğal gazdan, tıraş köpüğüne, meyve sularından limonataya kadar birçok ürün ÖTV kapsamına alınmış maktu olarak uygulanan ÖTV’nin üzerinden KDV’de alınarak verginin vergisini alma konusunda da ülkemize özgü bir deneyim yaratılmıştır.

Değerli Basın Emekçileri;
Ülkemizdeki vergi adaletsizliği ve emekçilerin üzerindeki vergi yüküne yönelik daha çok örnek vermek mümkündür. Ancak sözün özeti artık “mızrak çuvala sığmamaktadır”.

Maaş ve ücretlere yapılan zamların vergi dilimi marifeti ile geri alındığı, emekçilerin tasarruf yapma şansları olmadığı için tüm gelirlerinin harcamaları üzerinden tekrar vergilendirildiği doğrudan ve dolaylı vergiler aracılığı ile yaratılan bu adaletsiz vergi düzeni son bulmalıdır!

Büro Emekçileri Sendikası olarak; geçmişte olduğu gibi bugün de vergide adalet mücadelemizi sürdürüyoruz!

Vergi haftası boyunca bildiri dağıtımı, panel, basın açıklamaları vb. etkinliklerle emekçilere vergi bilinci taşıma misyonumuza devam edeceğiz.

Siyasi iktidara ve Maliye Bakanlığı’na çağrı yapıyor, ülkemizde radikal bir vergi reformu yapılması gerektiğinin altını bir kez daha çiziyoruz.

Vergi gelirlerinin oluşumundan, toplanan vergilerin nereye harcandığına kadar sendikamız bu meselenin tarafıdır.

Adil bir vergi sistemi için ilk aşama da;
*Tüketilmesi zorunlu mal ve hizmetlerden alınan dolaylı vergiler kaldırılmalıdır!
* Birinci vergi dilimi %10’a düşürülmelidir!
* Açlık sınırı rakamları vergiden muaf tutulmalı, yoksulluk sınırı rakamı en alt vergi diliminden vergilendirilmelidir! (2017 Aralık yoksulluk sınırı 5.238 TL’dir.-TÜRK-İŞ)
* Bir defaya mahsus olmak üzere servet vergisi konulmalı, sonrasında herkes kazançları üzerinden adil bir vergilendirmeye tabii tutulmalıdır!
* Rant geliri ve spekülatif kazançların vergilendirilmesi sağlanmalıdır!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here