Antalya Kadın Platformu’nun çağrısı ile Attalos Meydanında “Şule Çet için ADALET” başlığı ile bir basın açıklaması gerçekleştirildi.

“İntihar Değil Cinayet, Şule Çet İçin Adalet” pankartı ardında toplanan kadınlar tepkilerini dile getirdiler.

Açıklamada “Biz kadınlar Şule ve bütün kadınlar için adalet istiyoruz! Şule’nin katillerinin ve araştırılma süresince davaya şaibe karıştırarak süreci yavaşlatan bütün sorumluların derhal cezalandırılmasını talep ediyoruz. Dün Şule’yi, bugün Gökçe’yi, yarın başka bir kız kardeşimizin katledilmesine ön açan erkek adaletinizi tanımıyoruz! Kadınlar olarak erkek adalet yıkana ve yerine gerçek adaleti inşa edene kadar sokaklarda olmaya ve adalet istemeye devam edeceğiz! Şule’nin ve katledilen bütün kadınların hesabını soracağız! ” ifadeleri vurgulandı

Basına ve kamuoyuna

Bundan yaklaşık bir yıl önce 29 Mayıs 2018’de güne, Şule’nin ölüm haberiyle başladık. Ve o günden bu yana “Şule için adalet” arayışımızı sürdürüyoruz.

Gazi Üniversitesi Tekstil Tasarımı 2. sınıf öğrencisi olan Şule’nin, Ankara’daki bir plazanın 20’inci katından şüpheli bir şekilde “düşerek” ölmesiyle sadece 23 yaşında hayalleri yarım kaldı. Aramızda olsaydı 25’inci yaş gününü kutlayabilecekti.

Bizler hala kız kardeşimizin acısı yaşamaktayken medyanın ve kişilerin Şule ile ilgili haber ve söylemleri sebebiyle bu acının yerini büyük bir öfke aldı. Evet genç bir kadın hayatını kaybetmişken ve ölüm sebebi bu kadar şaibeli iken, televizyon karşısına çıkıp “O saatte orada ne işi varmış, dört erkekle içiyorsa hak etmiştir, o da sarhoşmuş intihar etmiştir.” Diyebildiler.
O gece olay yerinde olan Aksu’nun arkadaşları gözaltına alındı fakat Aksu bulunamadı. Şule, eski patronu Çağatay Aksu ile, onu yeniden işe alma vaadiyle buluştuğu ve bu görüşme esnasında ev arkadaşı ile yaptığı mesajlaşmalar aracılığıyla zorla alıkonulduğu belirlenmesine ve yine daha önce Çağatay Aksu’nun çalışanı olup Aksu tarafından tacize uğrayan ve sonrasında işten ayrılan başka bir kadının da var olduğu öğrenilmesine rağmen serbest bırakıldılar.

Aylarca beklenen adli rapor sonucunda ise Aksu ve Bekand’ın aklanmaya çalışıldığı ortaya çıkmış oldu. “Bir kadın bir erkekle tenha bir yerde içki içmeyi kabul etmişse cinsel ilişkiye rıza göstermiş sayılır.” Gibi akıl almaz cümlelerin geçtiği rapor aslında erkek adaletin işleyiş mekanizmalarını bizlere sunuyor. Sonrasında raporu yazan adli tıp uzmanı Mehmet Nuri Aydın’ın 1989 yılında 21 gün işkenceye maruz kalan ve sonucunda vücudunun birçok yerinde kırıklar oluşan Kutay Merinç hakkında da sağlam raporu verdiği ortaya çıktı.

Sonrasında başka bir üniversite tarafından açıklanan otopsi raporuna göre Şule’in kanında “uyumayı tetikleyen uyarıcı madde”, vücudunda boğuşma izleri, dokuz parmağının tırnak altında Çağatay Aksu’ya ait doku kalıntısı ve DNA bulguları tespit edildi. Ve hemen ardından Aksu ile Bekand’ın o gece bir havayolu şirketini 10 kez arayarak yurt dışına çıkmak istedikleri öğrenildi.

Birçok şehirde kadınların “Şule çet için adalet!” eylemleri yapması ve ortaya çıkan detaylar sonucunda Aksu ve Bekand tutuklandı. Haklarında cinsel saldırı, alıkoyma ve cinayetten 39 yıla kadar hapiz cezası istemiyle dava açıldı.

Bizler buradan soruyoruz:
1- Adli tıp raporu ve Şule’nin avukatının mahkemeye sunduğu deliller ile faiilerin açıkça kaçmaya çalıştığı ve Şule’nin bedeninde boğuşma izlerinin var olduğu bilinmesine rağmen neden hala bunun bir intihar değil de cinayet olduğu kamuoyuna açıklanmıyor?
2- Bu cinayetin araştırılma süresince yaşanan usulsüzlük ve aklama çabaları gözler önündeyken mahkeme neden hala süreci uzatmakta?
3- Şule Çet şahsında yaşananların katledilen bütün kadınların mahkeme süreçlerinde yaşanmadığı hususunda bizleri nasıl ikna edeceksiniz?
Bugün Ankara’da görülen Şule’nin davasında erkek adaletin göstergeleri yine gün yüzüne çıktı. Dava esnasında ifade veren fail Çağatay Aksu Şule’nin ailesine seslenerek “Kızınıza sahip çıksaydınız.” şeklinde yaptığı çıkış ile ilk açıklanan adli raporda yazılanlarla bağını kurmak hiçte zor olmadı. Yine ifadesi sırasında tutuklu bulunduğu 10 ay süresinin göz önünde bulundurularak iyi hal’den serbest bırakılmak istediğini belirtti.
Biz bu söylemlerin nereye dayandırıldığını çok iyi biliyoruz! Mahkemelerde tacavüzcülere, kadın katillerine verilen iyi hal indirimleri ve tahrik indirimleri bugün Şule’nin katili Aksu’ya bunları söyleme cesareti veriyor.

Biz kadınlar Şule ve bütün kadınlar için adalet istiyoruz! Şule’nin katillerinin ve araştırılma süresince davaya şaibe karıştırarak süreci yavaşlatan bütün sorumluların derhal cezalandırılmasını talep ediyoruz. Dün Şule’yi, bugün Gökçe’yi, yarın başka bir kız kardeşimizin katledilmesine ön açan erkek adaletinizi tanımıyoruz! Kadınlar olarak erkek adalet yıkana ve yerine gerçek adaleti inşa edene kadar sokaklarda olmaya ve adalet istemeye devam edeceğiz! Şule’nin ve katledilen bütün kadınların hesabını soracağız!

Şule için adalet, herkes için adalet!
Adalet biziz, susmayacağız!

ANTALYA KADIN PLATFORMU

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here